Özlem Gürses’in kanalında yayınlanan bu çekim, Nice pazarında başlıyor. Kamera açıldığında yanında ben varım: şehri gezdiren, ne yediğimizi ve neden öyle yediğimizi anlatan kişi olarak. Sonra ara sokaklara geçiyoruz, socca yiyoruz, gün Monako’da kapanıyor.
Sunuş yerlisinden değil, uzun süredir burada yaşayan birinden geliyor. Nice’e üniversite için geldim ve kaldım; anlattığım şeyler broşürden değil, alışverişini burada yapan birinin gündelik bilgisinden çıkıyor. Bir köy meydanında dükkânlara gölge yapan ağaçların neden mesele olduğunu, Monako’da neyin nasıl işlediğini o yüzden konuşabiliyoruz.
Bu, Türkiye’den gelen misafirlerle yaptığım işin ta kendisi. Bir gazeteci için de, bir aile için de, küçük bir dost grubu için de değişen tek şey program oluyor: rota, tempo, hangi masaya oturulduğu. Anlatım Türkçe, tercüman yok, arada kaybolan da yok.
